logo

Reklam Alanı
  • 31 Tem 2018 10:42 - Okunma Sayısı: 432 - Yorum Yaz (0)

    İçimizdeki Aslanı Festivallerimiz Uyandırmıştır

    İçimizdeki Aslanı Festivallerimiz Uyandırmıştır

    80’li yıllarda ülkemizde festivaller bir elin parmakları kadar yokken, o parmakların etrafında yerini almıştı, Mengen Aşçılar ve Turizm Festivali. Bu oluşum çok, ama çok önemlidir. Zamanın imkansızlıkları, teknolojisi düşünüldüğünde ne kadar önemli bir organizasyon ortaya çıkarılmış olduğu anlaşılıyor zaten.

    Ulusal basında, 2000 nüfuslu bir ilçenin haberinin çıkmasının mucize olduğu yıllar. Hele ki televizyon da haber olmasının neredeyse imkansız olduğu yıllar. İletişimin biraz telefon, birazcık telgraf, %95’inin mektupla yapıldığı yıllar. Mektupla yazışacaksın, postacı önü bekleyeceksin, seyahat edip yüz yüze görüşeceksin ve o inanılmaz kitleyi bir arada toplayacaksın. Ve o aşçılar ki yurdun dört bir yanından, büyük bir heyecan ve gururla koşup gelecekler memleketlerine.Ve gelirlerken, çalıştığı işletmelerinde desteği ile icraatlarını, gösterebilecekleri, bütün malzemeleri, araç gereçleri ile, günler öncesinden Mengen’i bayram yerine çeviren beyaz kıyafetli aşçılarımız. Kaldı ki Mengen’e gelmesi mucize olan yazılı ve görsel basını konumları gereği peşlerine takıp gelebilecek güce sahip aşçılarımız. Aslında o günlerde,uzun yıllar kabuğunu kıramamış aşçılarımız ve onların memleketi Mengen için yeni bir çağın başlangıcı  oluyordu. Şimdilerde sadece eğlence gibi görülen festivallerimiz, o günlerde yeteneklerinin,kabiliyetlerinin ne denli önemli olduğunun farkında olmayan aşçılarımızın, bunun farkına varmalarını sağlamasıyla inanılmazı gerçekleştiriyordu. Önceden şöyleydi, böyleydi, şimdilerde şöyle, böyle diye çok yazdık. Ama asıl meselenin yukarıda yazdığım gibi olduğunun tespitini hiç yapmadık. Festivallerimiz tanıtım açsından amacına ulaştı. Elbette ki o ilk festivallerde ki heyecan artık söz konusu değil, şimdilerde sadece festivalde ne ikram edileceği, sanatçı olarak kimlerin geleceği tartışılır oldu. Bu da doğaldır.

    Teknoloji gelişti, iletişim inanılmaz. Aşçılığın lisesi var. Üniversitesi var. Gençlerimizin organizasyonları var. Mesela bana göre Mengen Aşçılık Kampı bu konunun kocaman bir parçası. Seminerler, son yenilikler, bilgi alışverişi. Daha iyiye, daha mükemmele nasıl yol alınırın konuşulması. Bu tür organizasyonların temelini seksenli yıllarda başlayan festivalimiz atmıştır. Bana göre festivallerimizin, bizler farkında olmadan, Mengenimize bir aşçılık lisesi, bir 2 yıllık aşçılık bölümü, bir 4 yıllık gastronomi bölümü, bir kampüs ve geleneksel hale gelen aşçılık kampı katkısı vardır. Yani bizim eğlence olarak gördüğümüz festivallerimiz olmasaydı, bugün bunların hiçbirisi olmazdı. İçimizde uyuyan aslanı festivallerimiz uyandırmıştır. Hiç isim bahsetmeden yazmamın sebebini artık her Mengenli bilir. Sen yaptın, ben yaptım gibi bir kısır döngüden kimseye fayda gelmiyor çünkü. Onun için bugüne kadar bir nebzede olsa emeği geçen herkese şükranlarımı iletmek isterken aramızdan ayrılanları da minnetle yad ediyorum.

    Bugüne kadar icra edilen festivallerimizin ilçemize, bir şey kazandırmadığını, Mengen’e gelen kişi sayısı  ve maddi tutarla ölçenlere en güzel cevap, okullarımızla beraber, memleketimizde sekiz ay boyunca eğitim gören, 1200 e yakın öğrencidir. Olaya bir de bu açıdan bakalım derim. Bu vesile ile 4-5 ağustosta yapılacak olan 33. Aşçılar festivalimizin neşeli, keyifli geçmesi dileğiyle… İçinizde ki aslanı uyutmayın. Yüzünüzden gülücükler,yüreğinizden sevgiler eksik olmasın. Sevgiyle kalın…

     

     

     

    #

    YORUM YAZ