logo

Reklam Alanı
  • 18 Kas 2018 11:48 - Okunma Sayısı: 858 - Yorum Yaz (0)

    Müftü Kendini Mengen’in Sahibi Sanıyor!(24.07.2017 Olay Gündem)

    Müftü Kendini Mengen’in Sahibi Sanıyor!(24.07.2017 Olay Gündem)

    Müftü Kendini Mengen’in Sahibi Sanıyor!

    Erhan Beykoz
    [email protected]

    Mengen’de uzun zamandır tartışılan tek bir konusu var. Yıllarca ilçeye hizmet etmiş eski hastane yerinin ne olması gerektiği tartışılıyor!

    Dünyada aşçılarıyla ün yapan Mengen böylesi sıradan, düzeysiz tartışmalarla gündemde kalması manidardır. Mengen’in yarınları için gece gündüz çalışan Başkan Turhan Bulut, meclis üyeleri ve sivil toplum örgütleri de mevcut konudan çok rahatsızlar.

    Seçilmişlerin tek derdi Mengen ve Mengen’in yarınları. Ülke genelinde alabildiğince yaşanan göçü engellemek, yatırımları artırmak, kimsesizlerin kimsesi olmak ve yaşanabilir Mengen için çalışıp üretiyorlar. Bunların tam aksine olanlar da, günü kurtarıyor gibi kendini kurtarmanın derdine düştüklerine şahit oluyoruz!

    Hayırsever Aziz Karsan’ın Mengenlilerin sağlığına yaptığı bağışı, müftünün mal bulmuş mağribi gibi sahiplenmesine anlam veremiyorum. Müftü efendinin sarayına ek bina istemesi, işlevinin yerine getirme çabalarının aksine insanımızı bir birine düşürmesi mesleği ile hiç bağdaşmıyor.

    Bir tarafta dünyanın dört bir yanından kazanıp, son günlerini doğduğu topraklarda huzur içinde geçirmek isteyenler var. Diğer tarafta birçok kullanılacak yeri olmasına rağmen, huzuru bozmak için alttan çalışan bir müftü olması içimi sızlatıyor. Son günlerde bazı bürokratların kendini kamufle temek için hedef şaşırttığını biliyoruz. Umarım 5 yıl evvel Mengen’e gelen müftü efendi de kafaları karıştırmıyordur!

    İşin en acı yönü de, bize Allah’ın yolunu göstermesi gerekenlerin ilçemizde dedikodu yaparak bizleri “dinsiz” gibi göstermeleri. Huzur evi isteyen bazı sivil toplum örgüt yöneticilerine dinsiz muamelesi yapmalarıdır.

    Bak müftü efendi, yazacaklarımı iyi oku. Son 2 yılda Mengen’de kimsesi olmadığı için evinde 3 kişi ölü bulundu. Geçtiğimiz yıl da bir kişi donmak üzereyken son anda kurtarıldı. Almış olduğun eğitimin karşılığı, topluma vermeni istedikleri ahlak nedir merak ediyorum. Bu yaşlı ve kimsesiz insanlarımız vefat ederken vicdanınız sızlamadı mı? Son anda donmak üzereyken kurtarılan yaşlı insanımızdan haberiniz yok mu?

    Asıl önemli olan ise, din hizmetlerine tahsis edilen binalarımızdır. Hangilerinin tahsis edildiğini, hangilerinin kullanılabilir olduğunu biliyorsunuz. Bir de ben yazayım, öncelikle zatıalinize 3 katlı müftülük sarayı yaptırıldı! Burada kurumun işlerinin dışında sosyal olarak, eğitim olarak kullanıma hazır yerlerinizde var. Binanın parasını din işleri daire başkanlığı karşıladı.

    Yakın zamanda bir hayırsever vatandaşımız 3 katlı binasını sizin emrinize verdi mi? Eski Kuran Kursumuz var mı? Halen kullanılmakta olan 400 kişilik İmam Hatip Lisemiz de size tahsis edilmedi mi? Lisemizin kapasitesi 400 kişilik olup, 100 kişi eğitim görmekte ve 10 kişide ilçe merkezimizde olduğundan yatılı olmadığı gerçek mi?

    Müftü bey, 5 yıldır ilçemizde görev yapmaktasınız. Yakında tayin olabilir, ayrılabilirsiniz! Giderayak ilçenin bu kadar gerçeği önünüzdeyken, yanlışlarla anılmamanız adına gelin bu işten vazgeçin. Aksi halde nasıl anılacağınızı tahmin ediyorsunuzdur. İlçemizde bir tek yaşlımız evinde ölü bulunursa bunun vebali sizin boynunuzda olduğunu sakın unutmayın.

    Üstelik bütün ilçe ömrünün son günlerini rahat yaşamaları adına yaşlılarımız için sağlıklı yaşam merkezi, huzur evi yapılsın isterken bu inat niye?

    Sizi vicdanınız ve Allah ile baş başa bırakıyorum. Yazdıklarımdan sizin kadar kaymakam beyde sorumludur…

     Olay GÜNDEM

    #

    YORUM YAZ