atasehir escort bostanci escort erenkoy escort goztepe escort kadikoy Escort kartal Escort maltepe Escort suadiye Escort uskudar Escort umraniye Escort kartal escort bostanci escort atasehir escort kadikoy escort kurtkoy escort tuzla escort erenkoy escort beykoz escort umraniye escort pendik escort kadikoy escort maltepe escort antalya escort konya escort NECÜK NİNE GİBİ , KAÇ YÜREK KALDIKİ ? -Sinan GÖKDEMİR- | Toprağın Yeşile İnsanın Yemeğe Doyduğu Yer – Mengen

logo

Reklam Alanı
  • kastamonu escort , eskişehir escort , mardin escort , diyarbakır escort , türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

    28 Oca 2017 16:45 - Okunma Sayısı: 797 - Yorum Yaz (1)

    NECÜK NİNE GİBİ , KAÇ YÜREK KALDIKİ ? -Sinan GÖKDEMİR-

    NECÜK NİNE GİBİ , KAÇ YÜREK KALDIKİ ? -Sinan GÖKDEMİR-

    NECÜK NİNE GİBİ , KAÇ YÜREK KALDIKİ ?..-sinan GÖKDEMİR-
    Havuzlu kahvenin arkasında ahşap tek katlı bir dükkandı.Akü’cü
    Cevdet amca’nın ekmek teknesi.Karşısında Terzi Süleyman ve Sami Çıray amcalar,yanında iki ortak elektrikci dükkanı işletirlerdi.Rafet
    Aykılıç ve Ramazan Göze amcalarımız.Çok az hatırlıyorum.Seydah-
    met amcanın,kara fırını vardı.Biraz ileride solda Orman İşletme Binası.Sağ taraf,tarla ve topsahası.Top oynamanın yanı sıra panayır
    kurulurdu o alana.Nasıl beklerdik o günleri.
    Şimdiki Zonguldak karayolu, olduğu gibi tarlaydı.Şehir içinden geçerdi o zamanın toprak otoyolu.Ahşap beşler köprüsünden geçen
    araçlar,şimdiki orman işletmesinin yanından bin bir zorlukla kıvrılır,
    şimdiki gentaş fabrikasının oralardan çağ deresine inerlerdi.Birde işletmenin hemen altında,ilgi alanımız olan gaz yağı deposu vardı.
    Şimdiki otobanın üzerlerinde boydan boya alıç,kiren,döngel ağaç-
    ları vardı.Panayırlara denk gelirdi meyve vermeleri.Sığır gütmeye gittiğimizde alıç toplardık.Akşam eve gelince iğne,iplik alır onları
    dizerdik.Çok önemliydi bizim için.Panayırda satıp harçlık yapardık.
    Büyüklerimizdende aldığımız harçlıklarla birleştirip nelermi alırdık.
    Bakır renkli kuruşların bile alım gücü vardı.Pastacı hacı şakir
    amcadan beş kuruşa,beş halka(susamsız küçük simit) alınırdı mesela.Şekerci Mahir den halkalı şeker.En idealimiz panayıra gelen
    atlıkarıncaya binmek.Telin üstünde yürüyen boncuk ali’yi ağzımız açık seyretmek.Hele o onluk çivi ile ,bir agaç çubuğa rengarenk
    sarılarak satılan macun yokmu.Pamuk şekeri bir başka.Kiralık bisik-
    letlerle tur atmak.Çadırlara yanaşıp fal baktıranlar.Tabi bayan falcı-
    lar.Halka ile sigara avlamak.Tek saçma atan havalı silahla uçak düşürmek.Yıllar sonra çarkı Felek olarak tv lerde hit olacak düzenekte sigara yakalamak.Bardağın içine konan üç zar’a pa-
    ra basmak.Taç,çengel,kupa,maça ne çıkarsa bahtına.Üç borudan ses
    geleni bulana,basılan paranın iki misli.Bildiğiniz Las Vegas.
    İki gün sürerdi zaten panayır.Ama çadırcılar uzun kalırdı.Atlı karın
    ca,dönme dolap,halkacılar işleri düşüp,yada milletin parası bitince
    giderlerdi. Yada ikinci izin verilmezdi.
    Top sahasının yanında tek katlı Kızılay binası,Mengen gençlik binası,Askerlik şubesi,bayi yaşarın deposu,Terzi Mustafa Amca,
    Sobacı Halil amca,Akücü Seyfettin,Tamirci Niyazi abi,Çamur Şevket
    amcanın balkonlu sineması,tüfekci Mustafa, hayat katardı oralara.
    Pazarköy caddesinde devam ederken sağ tarafta şehir hamamı
    vardı.Evlerde şimdiki gibi banyolar ne gezer.Helkelerle taşınan sular
    la leğenlerde,deredemlarında yada yüklükte yıkarlardı bizleri analarımız. Çamaşırların kil ve tokmak yardımıyla dere kenarların
    da ve deredamlarında yıkandığı gibi.
    Demirci Elmas amca,Tornacı Asım,Tahsin ve Şaban abiler,demirci
    Aliosman ve Yurt kardeşler,Memduh Özçelik amcamız,Ali Karakaş
    amcamızın hızarı,….
    Şimdiki marketim binasında belediye vardı.O binadan önce,yanlış
    hatırlamıyorsam;Atatürk İlkokulunun tepeden,yolun üstünden vi-
    yadük gibi ağaçtan çörtenlerle su akardı.Yolların çamurunu,ıslaklığı-
    nı hatırlıyor gibiyim.O binanın orası değmenmiş..?Yine yanında,önce ziraat bankası,sonra yapı kredi.Biraz ilerisinde Türk Hava Kurumu
    ofisi.Fil Namık amca bakardı.Ve yanında,bodrum katta,bizim
    yıllarımızın geçtiği Yaman Sineması.Mustafa,Kezban,Satılmış ve Süha Yaman.Merdivenin başındaki ahşap evde necük nine otururdu.
    Oradaki elmadan alacağımız zaman,pencereden, dallarını kırmayın
    önce yerdekileri toplayın diyecek kadar sevimli ninemiz.
    Yaman sinemasının plakları”bu ne dünya kardeşim,seven ,sevene”
    yi çalarken akla gelirmiydi ki bu günler.Hem dalların kırılmamasını,hem
    bizim gibi çocukların yüreklerinin kırılmamasını isteyen Necük nine
    gibi kaç yürek kaldıki?..
    Yüzünüzden gülücükler,yüreğinizden sevgiler eksik olmasın.
    Sevgiyle Kalın.
                                   Sinan GÖKDEMİR

    Sinan Gökdemir.

    #

    YORUM YAZ

    #

    NECÜK NİNE GİBİ , KAÇ YÜREK KALDIKİ ? -Sinan GÖKDEMİR-” Yazısı için Yorumlar

    1. Ünal Türkmen diyor ki:

      Sevgili okul, sınıf, yurt, kader arkadaşım Sinan :))…yazını büyük bir keyifle okudum, yazının altındaki sayfada çok uzun zamandır aradığım rahmetli babamın rahmetli Sami (Çıray) amca ile olan fotoğrafına rastlamakta benim için çok güzel bir süpriz oldu, eline sağlık, sevgiler, saygılar, Ünal Türkmen

    türk sikiş